27 Ağustos 2012 Pazartesi

Bugün çok boştu.
Bugünü geçmiş zamanda cümle kuracak şekilde tarif edebildiğime göre, farketmişsinizdir, saat 21:34 ve ben günü çoktan sonlandırdım.
Artık havalar 3'de aydınlanmıyor burda da günler kısalda baya.
İki günde bir gidip marketten iki tane muz alıyorum halbuki bir gün gidip 10 tane muz almam daha mantıklı olur lan.
Sabah kendime baya güzel bir kahvaltı hazırladım, tencerede kaynattığım suyla da çay içtim.
5 gündür tek başımayım.
Sağ kolumun arkasında sandığım şey olmamasını umduğum bir şey çıktı.
13 yaşımdayken annem ve babam beni babannemin yanına bırakıp tatile gitmişlerdi.
Bütün arkadaşlarım fiti fiti tatil yaparken tüm yazımı babannemle geçirmiştim.
Babannemi çok severim ama konu bu değil.
Neyse, sonra bir sabah böyle sağ kolum ağrıyarak uyandım, baya ağrıyor ama. Omzumun sırt tarafında bir kızarıklık var, kaşınıyor ve acıyor. Önemsemedim pek. Sonraki sabah uyandığımda iğrenç biçimde minik minik su topcukları vardı orda. Zona denen SIKINTI hastalığı dostlarım.
O kadar kötüydü ki, 15 gün falan gittikçe büyüdü büyüdü. İğrenç bir hal aldı. İz kalma ihtimali bile var demişti doktor.
Yine ondan olursa diye korkmamın nedeni hem connected2me'ye girecek kadar cidden içimin çok sıkılmış olması hem de kolumda bir ağrı var.
Yaban ellerde ciddi hastalık geçirmek kutucuğuna da tik atmasam olmaz zaten, o bi kesin.
BAKALIM NELER OLACAKTI..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder